Evet böyle iğrenç bir şarkı sözü vardı ve ben bu şarkıyı dinlerdim zamanında. N'aparsınız a dostlar, doğru yolu bulmak için bazen fazla dolanmak gerekiyor. Her neyse, evi taşıdık, dolayısıyla 1 haftadır bir koşuşturma içerisindeydim. Bütün dekorasyon varyasyonlarında sansasyon getirecek dizaynları oluşturmak için sürekli bir aksiyon içerisindeydim. Ne vakit "şu vitrin şu köşede, bu sehpa bu köşede daha güzel durur" desem "dur dur öyle olmaz" denildi amma ve lâkin neticede o vitrin de, o sehpa da benim söylediğim yere geldi. Zaten ben hep sonradan "ben demiştim" diyen adam konumundayımdır yakın çevremde.Neyse efendim, yeni eve taşındık taşınalı -ki bu taşınım hareketi 2 Şubat Salı günü öğlen sularında gerçekleşti- internete girmek nasip olmadı. Dolayısıyla yorumları okuyamadım da, cevaplayamadım da; özrümü kabul ediniz lütfen. Okulun başlaması sebebiyle Sakarya'ya geri dönüş yaptığım için internete de çıkış yapabildim sonunda.
Bu internetsiz geçen 1 hafta sanırım üniversite hayatımda bir rekor niteliği taşıyor. Salı sabahından Pazar akşamına tam 6 gün, hey Maşallah. Ve sonunda öğrendim ki, internet dünyası bensiz de dönüyor, Google bensiz de arama yapıyor ve sonuçları listeliyor (vay terbiyesiz), MSN bensiz de titreşim gönderebiliyor (patavatsız utanmaz) hatta ve hatta (edepsiz) Twitter bensiz de tweetleri yayınlıyormuş. Tabi tüm bu olanlar beni derinden yaraladı ve hüzne boğdu lâkin böyle zor zamanlarda gerçek dostlarımı da görmüş oldum. Bak mesela blogger bensiz yorumları yayınlamadı. Yirim ben onu. Forza Blogger dedi şair. Tamam şimdi dağılabilirsiniz. Ama yarın gene gelin he mi?
















