Geçen sene bugün bu saatte ne yaptığını hatırlayan var mı? Olmamalı da zaten. Ben hatırlıyorum. Hatay'ın Serinyol ilçesindeki askeri birlikte geçirdiğim ilk gecemdi. Bu gecikmeli bir yazı aslında, benim askerliğim 11 Ağustos'ta gece 23:00 otobüsüne binmemle başladı çünkü. Gelin görün ki, unuttum. Ağustos başından beri "lan 11'i gelince bişeyler yazayım" diyen ben sabah işe giderken "hass... lan bugün ayın 12'si mi yoksa? Allah'ım lütfen olmasın" diyerekten telefonun ajandasına bakıp da acı gerçekle yüzyüze geldim.
Dün gece o zaman. 1 sene önce dün gece. 30'ların sonu 40'ların başında bir numarası vardı oturacağım koltuğun. HAS turizm. Has... var ya onun HAS'ı. Gittiğim yer: Hatay. "Bir anlıktı, bir hataydı" var ya, onun Hatay'ı. Abartıyor olabilirim.
Gittiğimde pencere kenarına seat-mate'im geçmişti çoktan. Fırlama tipler olur ya, hah işte en alasından bir çocuktu. Yolculuk başladığında telefonla konuşuyordu, telefon klimayı mı ne engelliyormuş, ikaz yedi. Sonra kapattı. Hiç unutmuyorum telefonda konuştuğu kıza "aşk" diye hitap ediyordu. "Aşkitom" de o bile daha iyi lan. Bir de gelip kendini ikaz eden şoförle dalga geçti. Adam gittikten sonra tabi. Telefondaki kıza söylerken. "Hem kel hem bodur" diye. Unutmam ciks çocuk, unutmam.
Otobüs kalkarken taze askerler(fresh meat) otobüsün önüne doğru yığıldı. Ve İstiklal Marşı'nı söylemeye başladı. Lan ne ruh haliymiş. Ama ben de söyledim mi tam hatırlamıyorum. Büyük ihtimalle evet.
Ciuv (flashforward efekti) 12 Ağustos gecesine gelelim. Bu vakitte ne yapıyordum elbette hatırlamıyorum ama hatırlamama gerek yok, ilk geceyi bir bütün olarak hatırlıyorum çünkü. İdareten kendimizi attığımız sıkış tıkış ranzalarda uyumaya çalışıyorduk. Çoğul konuşuyorum çünkü hepimiz öyleydik. Tam daldığımız vakit 5-10 dakika geçmeden Hatay'ın sıcağının etkisiyle alnımızdan ve yüzümüzün geri kalanından akan terler saçlarımıza doğru sızıyor ve rahatsızlık vererek uyandırıyordu. Her uyanışımızda yastığın öbür yüzünü çeviriyorduk. Arada benim gibi cüzdanını, botlarını kontrol eden de vardı muhakkak.
Konu uzadı farkındayım, neyse ki başka da söyleyeceğim bir şey yok. Yani bu yazı için. Sadece tam 1 yıl olmuş, onu garipsiyorum. Aslında çok şey yazabilirim ama bu muhabbetler genelde insanları sıkar. Sizi de bugün yeterince sıkmış olmalıyım.
Derler ki, erkekler için askerlik anıları anlata anlata bitmez. Doğru, ama ola da kadınlar da askerlik yapıyor olsaydı dırdırlarından fazla geçmeden askerlik hepten kalkardı. Bu bir espri, isteyen üstüne alınsın. Smiley smiley.

0 yorum:
Yorum Gönder