Sen ve ben, ayrı zaman dilimlerinde aynı çağı yaşayan iki tanıdık yabancıyız. Hayat her zaman iki insanı tekrar karşılaştıracak kadar cömert olmayabilir. Ne aramaktan ne de beklemekten sıkılacak kadar yaş eskitmedik ve belki olmayacak şeylere olur diyeceğimiz zamanlar gelmedi ancak gelmeyeceğini kimse söyleyemez. Zira aynı hayat insana istediklerini her zaman verecek kadar da cömert değil. Hassas bir terazi gibi olmalısın geç kalma korkusuyla acele etmeyen ve erken karar verme korkusuyla farklı olanı beklemekten vazgeçmeyen tutumunun dengesini sağlamakta.
Uzakta olduğunu biliyorum çünkü yakında değilsin. Var olduğunu biliyorum çünkü olmayan hiçbir şey bu kadar yoğun hissedilemez. Bana uzak kaldıkça varlığın pekişiyor bilincimde. Mezkur zamanlar gelmeden sen gelsen ne güzel olur, yağmurlar başlamadan, çok geç olmadan.
Gene de bir tarafım diyor ki, aynı yağmurun altında ıslanmıyor oluşumuz mühim değil ikimiz de yağmuru aynı toprak kokusu için seviyorsak.
Çünkü sanırım, burada olmandan çok mühim olan var olman. Bir arada değil miyiz? Eh, o da dünyanın sorunu, en azından bizler masumuz.

2 yorum:
Sevdim ben bu yazıyı...
Teşekkürler.
Yorum Gönder