Çok büyük bi' bilimsel deneye kobaylık yapıyordum lan. Valla bak. Hem de istemeden :( Aslında rüyamda gördüğüm rüyaydı sanırım bu ya, neyse mesele bu değil.
Şimdi rüyamda benim boğazıma mı soluk boruma mı bilmiyorum ufak bi nesne kaçmış. Böyle misketten dahi küçük ve fakat şeklen benzer. Ve sarıydı sanırım. Neyse. Başımda da gençten bir doktor var. Tedavi de çocukluğumun geçtiği ilçenin pazar meydanının karşısında, dört yanı açık sadece üstü kapalı bir çadırda yapılıyor(o zaman çadır olmaz değil mi, neyse). Millet etrafıma doluşmuş falan. Ama bilincim açık. İşte rüyada gördüğüm rüya diyorum ya, o sebepten galiba. Neyse genç doktor arkadaşım bütün yolları deniyor fakat kurtaramıyor. Ama gitmiş de değilim. Son bir yol kaldı diyor şahin bakışlı doktor. Nedir diyor etrafa toplanmış meraklı kalabalık. Nedir o, doktor? Onu kurtarmak için ne gerekiyorsa yap!
...Ve doktor şey yapıyor. Ne olduğunu ben de tam hatırlamıyorum ama temelde hastayı ölüme yollayıp çağırmakla ilintili. Lan en can alıcı noktası da burası di mi. Neyse bu adam diyor ki, çok mantıklı durun gitmeyin dinleyin: Bu adam diyor ki, hastayı çok yükseğe fırlatacağız, oradan düşerken intihar hissine kapılacak bu yüzden vücudu hayatta kalmak için tüm benliğiyle mücadele edecek. Yani kendi vücudunu kurtarsa kurtarsa kendisi kurtarabilir, biz de bunu sağlayacağız. Geldik rüyanın en güzel kısmına. Doktor dediğini yapıyor ve beni havaya fırlatıyor, bu durumda ben napıyorum, uçuyorum lan! Uçtuğum rüya sayısı çok azdır benim :( Neyse işte uçup yükseliyorum (havada durdum şahitlerim var) sonra hızla yere düşmeye başlıyorum.
Ve doktorun dediği oluyor. Hani hep bi sorudur ya intihar edenler en geriye dönülmeyecek ve bilinçlerinin son milisaniyelerini yaşadıkları o ufacık zaman aralığında pişmanlık duyarlar mı diye, hah o pişmanlığı duyuyorum işte ben ve bütün vücudum bu sondan kurtulabilmek için çabalıyor ve kurtuluyor da. O boncuk tabancalarının boncukları kadar ufak ama beni neredeyse ölüme götürecek olan şey öksürmemle ya da benzer bir reaksiyonla çıkıyor. Doktor muzaffer bir edayla o cismi alıyor -ne yapıyor bilmiyorum- ve ben doğruluyorum. Nasıl ama?
Şimdi kafanızı kurcalıyor biliyorum, lan o kadar yüksekten düştün nasıl oldu da sana bir şey olmadı, bilmiyorum valla orası da rüyanın gizemi. Ne yaparsın, rüya işte eheh.
Bu rüyadan çıkarılacak sonuç nedir peki derseniz şudur: Beni Türk hekimlerine emanet ediniz!
İyi bayramlar.

0 yorum:
Yorum Gönder