16 Kasım 2011

İhtiyarlara Yer Yok

Benim kitapçılarda gezerken önceden okuduğum bir kitaba rastladığımda, kitabı elime alıp herhangi bir sayfasını açarak orada ilk kez görüyormuş havasıyla okuma huyum var. Bu huyumun sebep olduğu dürtüyle bu akşam bir kitapçıda önce Geceyarısı Çocukları'na baktım, sonra biraz Tutunamayanlar'a, en son Orhan Pamuk'un kitaplarını olduğu kısma geldim ve Kara Kitap'a biraz göz gezdireyim dedim. Sonunu anımsamadığım için en son sayfasını açıp biraz okudum ve şunu fark ettim: Ben kitapların, romanların, kısacası seyircisi olduğumuz hikayelerin kat'i bir sonla sonlandırılmalarını sevmiyorum. Kara Kitap'ı çok severim mesela, ama sonuna dair bir şey hatırlamıyorum. İlgimi çekmemiş demek ki. Ya da bilinçaltım hoşlanmadığım için beni unutmaya zorlamış. Kara Kitap'ı raftaki yerine koyup az ötede duran Benim Adım Kırmızı'ya baktım, tarif ettiğim nitelikte bir sonu olduğunu anımsadığım için açasım gelmedi. O kitabı da sevmediğimden değil oysa. Tutunamayanlar'ı düşünüyorum şimdi, serüvenin bir sonu vardı ama esas hikayenin yoktu bence. Ucu oldukça açıktı. Geceyarısı Çocukları da keza. Ve öylesi çok daha güzel geldi bana. Daha güzel geliyor demek daha doğru.

Sinemadan bahsedecek olursak: No Country for Old Men. Türkçe adıyla "İhtiyarlara Yer Yok". Benim "en iyiler" listemde üst sıralardadır. Ama bırak benim kadar sevenini, biraz olsun sevdiğini söyleyebilen çok az insan gördüm. Ve rastladığım en genel eleştiri "sonu yok filmin" şeklindeydi. Filmin sonu vardı aslında. Ama yoruma oldukça açıktı, bu da insanları hayal etmeye zorladığı için rahatsızlık vermiş olabilir. Yergi anlamında söylemiyorum, ben buna yoruyorum sadece. Coenler'den gidelim: A Serious Man(Ciddi Bir Adam). Sonu olmayan bir başka film daha. Oysa son sahnesi üzerine sayfalarca yazı yazılabilir, seveni varsa bana katılacağından şüphem yok.

Her ne kadar resmi ve ciddi gözükecekse de toparlamam lazım: Sanat, takipçisinin hayal gücüne güvendiği derecede başarılı bana göre, sınırlı da olsa kişinin kendisini şekillendirmesine izin vermeli bir yerde. Ancak bu şekilde aynı vücutla farklı biçimlerde var olabilir her zihinde.

Biraz paragraf sorularına malzeme olacak nitelikte cümleler kurdum ama, idare edin artık.

Yazıya "The End" başlığını verecektim ama bir gün lazım olur diye sakladım.

4 yorum:

mr. brightside dedi ki...

hani kitaplar için. filmlerde her şey açıktır ama kitaplarda okuyucu hayal eder olayı falan denir ya. ben kitaplar gibi ucu açık ve çoğunlukla ortamı karakterleri yönetmen ya da senaristten çok kendi kafamda şekillendirebileceğim filmleri daha çok seviyorum galiba. (bu nasıl olur diye sorma, oluyor) kesin bi sonucu olmasın. sonsuza kadar mutlu, sonsuza kadar mutsuz ya da her neyse işte. biraz muallak ve soru işareti fena olmaz. hatta pek bi şükela olur. ayrıca ihtiyarlara yer yok. o bozuk para atma sahnesi ve replikleriyle bile benim efsanemdir. varsın sonu olmadığı için eleştirilsin ya da biraz daha az sevilsin. nope.

Konfigürasyon Mühendisi dedi ki...

doğru.

Gülnihâl-Ayrı değil birleşik dedi ki...

İki filmi de bilmiyorum utandım fena halde meraklandım şimdi..

Konfigürasyon Mühendisi dedi ki...

Utanmak yanlış, meraklanmak doğru :) İzlersen görüşlerini yaz lütfen -olumsuz olsalar dahi.

Hakkımda

Etiketler

Blog (16) Komedi (15) Muhtelif (15) Bir İnsan Evladı Olarak Konfigürasyon Mühendisi (14) Hikaye (12) Mim (11) Alıntı (8) Anılar (8) Sinema (8) İnciler (7) Hatıralar (6) Karikatür (6) Ortaya Karışık (6) Şarkı (6) Ben ve Antivirüslerim (5) Müzik (5) Sitem (5) Linux Günlükleri (4) Reklam (4) Soundtracks of My Life (4) Tebrik (4) Ubuntu (4) Video (4) Özlü Söz (4) Şiir (4) Ben ve Maketlerim (3) Bir Blog Yazarı Olarak Konfigürasyon Mühendisi (3) Fotoğraf (3) KM Blog'un Okurlarına Kıyakları (3) Magazin (3) Okul (3) Pessoa'nın Anısına (3) Tavsiye (3) Çocukluğumun Animasyonları (3) Öykü (3) Araştırma (2) Barış Manço (2) Bilgisayar (2) Buhran (2) Edebiyat (2) Enstantaneler (2) Etiketsiz (2) Ezberbozan (2) Haber (2) Hikayeler (2) Kitap (2) Linux (2) Mazide Kalanlar (2) Neler Oluyor Hayatta (2) Panoramik (2) Pazar İncileri (2) Programcılık (2) Tanıtım (2) Tartışma (2) Vecize (2) Yiğit Özgür (2) Ödül (2) İtirazım Var (2) Şahsen Bizzat Kendim (2) 10 Soruda Konfigürasyon Mühendisi Blog (1) Adam Haklı Beyler (1) Anlamlı (1) Anonim (1) Antivirüs (1) Aşk (1) Bayram Hediyesi (1) Ben ve Rüyalarım (1) Bi Aralar (1) Bilmece (1) Bir Bilgisayar Mühendisi Olarak Konfigürasyon Mühendisi (1) Bir Öğrenci Olarak Konfigürasyon Mühendisi (1) Bunları Bil İyi Olur (1) Demotivatör (1) Dersler (1) Detektif Mod Günlükleri (1) Dinle Seversin (1) Dizi (1) Donanım (1) Emolar (1) Enteresan Olaylar (1) Enteresan Şeyler (1) Espri (1) Etiketsizseniz Etiketsizsiniz (1) Eylemler (1) Facebook (1) Facebook Zırvaları (1) Fight Club (1) Format (1) Fıkra (1) Geleceğe Mektuplar (1) Gezi (1) Global Warning (1) Google (1) Göksel (1) Haticeden Netice (1) Hayattan Öğrendiklerimiz (1) Hüzün (1) Karanlık Köşe (1) Kişisel (1) Klip (1) Konfigürasyon Mühendisi'nin Hayatından Kesitler (1) Kurulum (1) Köşe Yazıları (1) Kısa Film (1) Lirik (1) Lost (1) M (1) Maceraperest Bir Şahıs Olarak Konfigürasyon Mühendisi (1) Marrows (1) Maziden (1) Monolog (1) Monte (1) Morrissey (1) Ne Alaka Futbol (1) Olan Bitenler (1) Ost (1) Oyun (1) Oğuzcuğum Atay (1) Replik (1) Rüyamda (1) Salı İncileri (1) Sanal Alem (1) Saçmalıklar (1) Selçuk Erdem (1) Sinir Olduklarım (1) Süper Lan (1) Sütoğlan Diyalogları (1) Sınav Haftası Paradoksu (1) Tecrübe (1) Tepki (1) Tiksindiklerim (1) Tiyatro (1) Top Lists (1) Turistik (1) Twitter (1) Ubuntu 9.10 Karmic Koala (1) Ucu Açık Hikayeler (1) Unutulmaz Sahne (1) Windows XP (1) Yasak (1) Yazım.Kulavuzu. (1) Yeşilçam (1) Yurdum İnsanı (1) Çarşamba İncileri (1) Çemkiriş (1) Önemli (1) Ünlülerin Görüşleri (1) İtiraz (1)