İnsanlar insanı çok yoruyor. Onlar istemese de olan bu ne yazık ki. Ne kadar çok insanla uğraşırsan doğal olarak o kadar çok yoruluyorsun. Ama aslında burada sayıdan çok insanlarla olan mesafelerin etkisi daha fazla. Çünkü insanları tanıdıkça ve onlarla yakınlaştıkça kurman gereken dengeler de ona göre hassaslaşıyor. Bir de onların kendi aralarındaki ilişkileri var tabii. Kimse kendi hayatını yüzde yüz yaşayamaz. Ona hep başkaları etki eder. Belki birebir tanıdıklarımızın etkisini kendimize bağlayabiliriz -neticede çevremizi büyük ölçüde biz seçeriz- ama ya onların tanıdıkları? O tanıdıklar da bizim tanıdıklarımızsa? Bu durumda bir tanıdığımızın tanıdığının tanıdığı olarak dolaylı yoldan kendimize ulaşabilir miyiz? Maalesef öyle değil. Çünkü onlar ayrı ayrı bizim tanıdığımızdır ve ayrı ayrı birbirlerinin. Bu durumda kendi aralarındaki ilişki bize etki edecekse bile önce kendi aralarındadır.
Derinleştirelim mevzuyu. Bencil davranıp onların kendi aralarındaki ilişkilerine müdahale etsek? Ama olayın bize etki edeceği noktalarda. Pek tabii onlar da kendilerine etki edecek noktalarda bizim başkalarıyla olan ilişkilerimize müdahil oluyor olabilirler.
Nereye varmaya çalışıyorum, hiçbir yere. Neden bir yere varayım ki? Kimseye bir şey anlatmak değil amacım -bu seferlik!- sadece söylüyorum öylesine. Son zamanlarda fazla sayıda insanla fazla miktarda muhatap olmak zorunda kaldım. İşi güzel kıvırdığımı da düşünüyorum aslında ama fazla yoruldum ve belki de yıprandım.
Ve olayın en kötüsü, bunu söylemiştim diye hatırlıyorum, siz _Superman_ elbisesi giydiğinizde insanlar sizin tarafınızdan kurtarılmayı bekliyorlar.
Öğrencilik zamanlarımda bir arkadaşım bu insanlarla muhatap olup bir şeyleri birbirine bağlayışımı takdir ederek şu anda kullanmam gizlilik ilkelerime aykırı olacak bir lakap takmıştı bana, çok hoşuma gitmişti. Hala da öyle görürüm kendimi. Şu var, bazen bana da olur, insanlar derdini anlatırken bizim derdimiz aynı kimyaya ama yüksek miktara sahip olabilir. "Seninki de dert mi!" gibisinden değil de daha ziyade "sen giderken biz dönüyorduk" gibi. Ve maalesef hal böyle olunca insanlar başkalarının dertlerini küçümsüyor. Saçma bu. Herkesin dünyası kendisinden ibarettir. Kimse de gelip "bak bende beteri var" diyemez. Ha der, o zaman da "bana ne kardeşim" demeli insan. Bana ne? Sendeki derdin daha büyük olması benim derdimi yok saymaz ki. Kaldı ki bu derdi çeken benim, bu sefer de sana ne?
Kime atarlanıyorsam.
Diyeceğim o ki,
Valeu a pena? Tudo vale a pena
Se a alma não é pequena
Konudan bağımsız, sadece kulağıma hoş geldi (hoş buldu) ve anlamı uyuyor şu son döneme. "Değer miydi? Elbette değerdi. Eğer ruhun küçük değilse" gibi bir şey...
Fernando Pessoa
Sıradaki yazı: Anlıyorum

2 yorum:
doğru.
doğru.
Yorum Gönder