Daha önceden videoyu paylaşmama rağmen yazılı olarak el altında bulundurmak istedim. Asla anladığıma kanaat getirmeyip ara ara açarak tekrar anlamaya çalışmak niyetindeyim.
"Halit Ziya'nın, romanını, ve tabii dolayısıyla insanlarını, kendi duyar(?)larıma çok yakın buluyorum. Bunun çeşitli nedenleri var. Bir kere, bir romanına verdiği addan da bildiğimiz gibi, Halit Ziya, hep kırık hayatları anlatmıştır. Yani benim bugünkü deyimimle "tutunamayanlar"ı anlatmıştır. Hayata tutunamayan, hayat karşısında genellikle hayal kırıklıklarına uğrayan insanların dramını vermiştir. Bu yönden, kendi duyar(?)lığıma Halit Ziya'yı çok yakın buluyorum. Bu kahramanlar, genellikle büyük hayaller kurarlar, yükseklere erişmek isterler, fakat bazı özellikleri yüzünden; küçük hesapları, ürkeklikleri, tutuklukları ve endişeleri yüzünden sonunda hep hayal kırıklığına uğrarlar. Fakat bu kahramanlara "kaderin oyuncağı", "kader kurbanı" demek de pek mümkün değildir. Çünkü, Halit Ziya'nın kahramanları, bütün yaşadıkları dramlar boyunca bu dramları bilinçli olarak hissederler. Yani, Halit Ziya'nın kahramanları, daima kendileriyle hesaplaşırlar. Bu özellikle benim üzerinde durduğum, çok yakın bulduğum bir konu."


0 yorum:
Yorum Gönder